Bu Blogda Ara

27 Eylül 2010 Pazartesi

SARP YOLLAR

Hayat aynı şekilde akmaya devam ederken ve biz hayatımıza yön verme çabası içindeyken ne gariptir ki hep en kolay yollardan gitmeyi yeğleriz.. En kolay yol ise aslında farkında olmadan bizi en zor koşullar altına sokandır.. İşte bu zamanlarda fark ederiz ki aslında en kısa yol, sarp yollardır.

İnsanoğlu her şeyi en kolay yoldan elde etmek ister.. Bu belki de ebeveynlerin çocuklarına duyduğu sonsuz sevginin bir yansıması olarak ortaya çıkar.. Öyle ki aileler çocuklarının üzülmemesi için her şeye sahip olmalarını sağlamak ister ve tüm imkanlarını bu yönde kullanırlar.. İstediği şeyler için çaba sarf etmediği halde her şeyin en güzelinin önüne sunulması sonucu insanoğlu daha küçük yaşlardan kolay yolların girdabına sürüklenmektedir.. İleride bu kolay yolların aslında insanların hayatlarında nasıl büyük bir yanılgı ve boşluğa sebep olduğunu gördüklerinde ise insanın elinde kalan yalnızca (KOLAY)! bir alışkanlıktan ibarettir.. Belli bir süre sonra, kolay yollardan sonuca varılamayacağını, birtakım güzellikler için bazı acıların tecrübe edilmesi ve deneme yanılma yoluyla belli deneyimler edinilmesi gerektiğinin farkına varan insanlar ise sarp yollardan korkar, kolay yollardan ise usanır hale gelirler.. Ortada kalmışlığın, kararsızlığın, belirsizliğin tam ortasında kalma duygusu ise insanları öyle büyük hayal kırıklığına uğratır ki hayat artık zevk vermemeye ve yaşanılanlar rutin eylemlere dönüşmeye başlar..

Öyleyse şimdi çok geç olmadan durup düşünme zamanı: KOLAY yolların geçici hazzı mı? yoksa SARP yolların sonsuz mutluluğu mu?

                                                                                                    27.09.2010
                                                                                                 Hanife NİZAMİ

17 Eylül 2010 Cuma

HOŞGELDİN


Umudun bittiği yerdeyim demişsin.. Hayat farkında olmasak da tam da umutların tükendiği yerde başlar.. Her yeni gün yeni başlangıçların habercisidir.. Ve nefes aldığın sürece umutlarının esirisindir.. Her sabah odana dolan güneş ışığının hayatını ve içini aydınlatmasına izin vermen yeterli.. İşte o an kendi iç dünyanı keşfe çıkarsın ve ancak o zaman içinde saklı olan sayısızca umudun farkına varır ve yitirdiğin şeyler için üzülmektense hayatın sana getireceği yeni başlangıçlar için umutlanmaya tekrar başlarsın.. Unutma hayat bir döngü ise içinde barındırdığı her şey de bu döngünün bir parçası.. Ve yeni bir başlangıç yapmak için bazı şeylerin bitmesi de kaçınılmaz.. Eğer nefes alabildiğin her anın hazzını doya doya yaşamak ve hissetmek istiyorsan hayatında yeniliklere kucak açmak zorundasın.. Eğer gerçekten umudun bittiği yerdeyim diyorsan şimdi de tükenen umutlarının sana kazandıracağı yeni heyecanlara HOŞGELDİN deme zamanı.. Yeni hayatına HOŞGELDİN..

                                                                                                        10.10.2009
                                                                                                    Hanife NİZAMİ

Sahte Mutluluk

Mutlu olmak kimi zaman kolaydır kimi zaman ise çok güç..
Kolay olduğunda değeri pek bilinmez..
Çünkü onu elde etmek için bir çaba sarf edilmemiştir..
Ama güç olduğunda..Ulaşılmaz olduğunda...
İşte o zaman değeri paha biçilmez olur..
Öyle ki kazanmak için ne kadar uğraşıldıysa kaybetmemek için de bir o kadar mücadele edilir..
Bu mücadelede ise haklıysanız siz, haksızsanız kader galip gelir..
Çünkü haklıysanız zaten o sizindir kaybetmeniz söz konusu bile değildir...
Ama haksızsanız demek ki o mutluluğu hak etmiyorsunuzdur ve siz onun asıl sahibi değilsinizdir..
Bu ikili mücadelede kaderin galip gelmesi de bundandır..
Kader, o mutluluğun gerçek sahibine ulaşması için uğraştığı için galiptir...
Siz ise o mutluluğu hak eden olmadığınız için mağlupsunuzdur...
Bu okuduklarınız size bir şeyler ifade ediyorsa hak ettiğiniz mutluluğun mücadelesini vermenin ve farkında olmadan başkalarından çaldığınız, size ait olmayan, göz boyayıcı sahte mutluğunuzdan sıyrılmanın zamanı gelmiş demektir...

                                                                                                       28.05.2009
                                                                                                     Hanife NİZAMİ